Hakkımda (III)

Tekrar merhaba! İlk olarak, bundan önceki yazılarımda yanımda olan, olmayan herkese çok teşekkür ederim. Her gördüğüm yorum beni biraz daha cesaretlendiriyor yazma konusunda. Bu yüzden yorum yazan, yazmayan, okuyan, okumayan herkese çok teşekkür ederim!

Bu yazdığım son hakkımda yazım. Bundan sonra yazacağım yazılar, daha günlük ve düşünce içeren yazılar olacak.

Arkadaşım Duygu’ya, soruları hazırladığı için çok teşekkür ederim. Bir gece ansızın, bana sorular hazırlasana, ben hiç görmeden yanıt vereyimmm dedim ve o da bunu normal karşılayarak bu güzel soruları çıkarttı. (Bunu normal karşılamasından ötürü kafamda değişik düşünceler oluşmadı değil… 😀 )

Hayaller/Arzular/Duygular

  • Hayalindeki ev nasıl bir şey ve nerede?

En sevdiğim ülke kesinlikle İngiltere lakin kafamda hayalimde ki ev New Yorkta. Gidip gördüğümden bile değil üstelik. Central Park’a yakın, daire ya da iki katlı bir ev olabilir. Büyüklüğü çok fark etmez açıkçası.

  • Korkularınla nasıl başa çıkarsın?

Başa çıkmamayı tercih ederim genelde… Mesela, merdiven korkum var. Çocukken merdivenlerden o kadar fazla düşüp başımı yarmışım ki, muhtemelen normal karşılanması gerek. Merdiven gördüğümde bu yüzden asansöre binerim mesela…

  • İlk kez aşık olduğunda kaç yaşındaydın? Nasıl bir aşktı bu? Karşılık buldu mu yoksa içinde mi kaldı?

İlk kez aşık olduğumda beş yaşında falandım. Kreşe gidiyordum. Sınıfımızda Utku adında beyefendi bir çocuk vardı. Simsiyah saçlı, bembeyaz tenli, tatlı bir çocuktu. Hala bile resmimiz var. Karşılıklı sigara böreği sarmışlığımız var… İçimde kaldı, yani o yaşta kim olsa içinde kalır.

  • Kendini çaresiz hissettiğinde sığındığın bir limanın var mı? Varsa nedir?

Odam, yatağım ve yorganım…

  • Sence kendine karşı diğer insanlara olduğundan daha mı naziksin daha mı sert?

Etrafımdaki herkese göre sert mizacı olan biriyim. Konu kendime geldiğinde, daha bile sert olabiliyorum.

Yetenekler/Başarılar/Başarısızlıklar

  • Çok iyi olduğunu düşündüğün halde asla kovalamadığın bir yeteneğin var mı?

Bunu nasıl açıklarım bilmiyorum ancak çabalayacağım… Şarkı dinlerken, sözlerinden ziyade alt müzikleri sanırım daha fazla kafama giriyor. Bu sebepten dolayı, dinlediğim bir şarkının ilk üç saniyesini duyduğum anda bile ayırt edebiliyorum. Yetenek mi emin değilim lakin kulağımın iyi olduğuna inanıyorum.

  • Sence bir şeyi sevmemek ve başarısız olmak arasındaki ilişki nasıl?

Bu sorunun cevabı kesinlikle benim tanımım. İnsan bir şeyi sevmediği zaman, er ya da geç bunun akabinde mutsuzlaşmaya başlıyor. Bunu hayatında ki her yere yansıtmaya başlıyor. Karakterinde bile gösteriyor kendini. Ben lise zamanında dersleri iyi olan, matematiği ve edebiyatı çok seven bir öğrenciydim. Sevmediğim derslerde bile bir başarım olurdu. Bölümüm de ama işler böyle olmadı. Tek bir dersi bile sevmez oldum. Belki hocası iyi olanlar hariç. (Sadece Seda hoca.) Bu bende bir şeyleri başaramayacağımla alakalı bir bilinçaltı oluşturdu. Bu sebepten, bir şeyi sevmeden başarılı olmanın binde bir olduğuna inanıyorum.

  • Hayatta hepimiz birtakım talihsizliklerle karşılaşıyoruz. Sen kendi talihsizliklerinle nasıl başa çıkarsın?

Talihsizliklerimi düşünmemeye çalışırım. Her şerde bir hayır illa ki vardır derim.

  • Sürekli dönüp durduğun ama asla gerçekleştiremediğin hayalin nedir? Bu hayalle aranda duran sebep ne?

Kendi kitabımı yazmak. Sürekli dönüp durduğum tek şey bu. Hayalim arasında duran sebep ise şu, hayatında insanın mutlu olması gereken noktalara ihtiyacı var. Mutlu olmadan, tam enerjimi yöneltebileceğimi sanmıyorum. Bu sebepten, rafa kaldırıyorum.

  • Kendi kazandığın parayla kendin için aldığın ilk şey ne oldu?

Kendi kazandığım parayla muhtemelen ilk kendime öğrenci akbili doldurmuşumdur… Acı ama gerçek hikaye.

Karışık

  • Hareket ederken insanların ne diyeceğini, onların görüşünün nasıl olacağı ne kadar umurunda olur?

Lise döneminde asla bunu umursamazdım. Hatta, bu konu hakkında yazdığım bir yazıyı buraya eklemek istiyorum. “Ne kadar garip değil mi hayat? Bir gün kimsenin sana değer vermediğini düşünüyorsun. Ama öbür gün geldiğinde, o kişi arkadaşın, ailen vs. vs. kim olursa olsun, sana bu dünyadaki en önemli şeymiş gibi hissettirebiliyor. Ama bu hissettirmelerin hepsi çok saçma. Biz zaten özeliz. Neden özel hissetmeye ihtiyaç duyalım ki? Sonuçta sen teksin, ben tekim, o tek… Bir aynısı yok. Niye yok peki? Bu senin özel olduğunu gösteren bir kriter zaten. Onların seni özel hissettirmelerine gerek yok. Her bir duygu tanen diğer insanlardan farklı. Düşüncen bir değil. Zaten olmakta zorunda değil ki. Çünkü insanın düşünceleri, ilk tazeliğini koruduğunda yeşerir. Onu hiç bilmediği diyarlara götürür ve onun önüne yeni lezzetler sunar. Sen o lezzeti kendi doğruna ekleyebildiğin sürece kim olduğunu, neler yapabileceğini görürsün.” Bu satırları yazarken 17 yaşındaydım. Etrafımdaki insanların görüşlerimi etkileyemeyeceğini düşünüyordum. Bunu yapmaya çalışan herkese suçlu gözüyle bakardım. Şimdiyse… İnsanların ne söylediğini umursar hale geldim. Bunu göz önünde bulundururken, kendi benliğimi unuttuğumu fark ediyorum ve bunun doğru olduğunu düşünmüyorum.

  • Birine tavsiye verirken daha çok gerçekçi mi yaklaşırsın yoksa iyimser mi?

Gerçekçi yaklaşırım, gerçek er ya da geç ortaya çıkar. İyimserlik bana benzini bitmiş bir araba gibi görünür. İte ite, nereye kadar gidebilirsin ki?

  • Başkalarına verdiğin tavsiyeleri kendin ne kadar uygulayabildiğini düşünüyorsun?

Uygulayamadığım şeyin tavsiyesini vermem. Zaten bana tavsiye veren insanlarda ilk baktığım şeyde budur, kendisi ne kadar uyguluyor. Uygulayabiliyorsa güvenirim.

  • Yaşı bir kenara bırakırsak, hepimizin büyümek zorunda kaldığı bir an vardır. Gerçek hayatla yüzleşip bir şeyleri anlarız. Senin için bu kırılma noktası ne zamandı?

Lise sondan sonra, geçirdiğim süreçte bir şeyleri yerine oturtabilir gibi olmuştum. Ama hala içimde çok fazla acıyan yan vardı. Heralde en kendim olamadığım zamanlarım hazırlık okuduğum zamanlardı. Acı içerisinde kıvranıyordum lakin herkese iyiyim rolü yapıp, sinirle patlamalar yaşıyordum. Tam bunları oturttuğum sıralar, en yakın arkadaşımla aramızda problemler oldu. Konuşmamaya başladık. O benim bu hayatta belki de en güvendiğim, sırtımı en yasladığım insandır. Birdenbire, kaldığınız boşluğu hayal edersiniz. Ben o noktada, tamamen tek başıma kaldığımda büyümeyi öğrendim. Sonra tekrar konuşmaya başladık tabi. Konuşmayışımızın ikimiz içinde artı yönleri oldu.

  • Kendinde en tuhaf bulduğun takıntın nedir?

Düşündürücü bir soru… Şöyle açıklayayım. Mesela bir şey almak istiyorum, fiyatı 50 lira. Mesela 50 lira bana ucuz gelirken, başka bir zaman 60 liraya bir şey görsem, bu bana inanılmaz pahallı görünür. Aralarında 10 lira fark olmasına karşın hayatta almam… Değişik bir takıntı evet…

  • Çoğu insanın takacağı ama senin istesen de umursayamadığın bir şey var mı?

Yakın arkadaşlarını, çoğu zaman insanlar kıskanır. Ben bunu yapmam. Umursamamaktan değil ama yorulurum yani…

  • Hayatın dönemleriyle bir şarkı listesi olsa bu listede sırasıyla hangi şarkılar olurdu?

Çocukluk dönemime Barbie Girl diyorum. Lise dönemime, Teomandan Aşk Kırıntısı, Üniversite dönemime ise yine Teomandan Tabiatım Böyle şarkılarını uygun görüyorum…

  • Bir film izlerken yahut kitap okurken seni hep en savunmasız yakalayıp ağlatan sahneler hangileri oluyor? Sence bu neden?

Yaşadığım anıları bana anımsatan sahneler okurken ve izlerken savunmasız yakalanıyorum.

Eğer soruları

  • Bir kitap karakteri olsan hangisi olurdun? Bu karakteri nasıl görüyorsun?

Bir kitap karakteri olsam Severus Snape olurdum kesin. Aşkını içinde yaşayan, acılarını umursamayan bir tip çıkardı benden net.

  • Hepimiz hayatımıza girip çıkan insanlardan iyisiyle kötüsüyle bir şeyler alıyoruz illa ki. Bu alanda en iyi ki yaşamışım dediğin ve en keşke hiç geçmeseydi hayatımdan dediğin kişilerle ilgili neler anlatabilirsin?

Ben her zaman, hayatımıza giren insanlardan iyi kötü bir şeyler alabileceğimi savunan biriyim. Ancak bu konuda sınır çektiğim bir nokta var. Bile isteye, yapılması planlanmış ve sırf kötülük olsun diye yapılan hareketleri hiçbir zaman göz ardı edemem. Affedici olamam. Üç kişiyi, büyük konuşmak gibi olmasın, hayatım boyunca affetmeyi planlamıyorum. İki kişiyle, uzun bir geçmişim oldu bundan öncesinde. Birbirimize “kardeş” (?) dediğimiz dönemler oldu. Sürekli birbirimizin arkasını kolladık, birbirimize emek verdik. Ben aradan kaç yıl geçerse geçsin, söylediğim şeyleri ve verdiğim bu değeri unutmam. Ola ki hayatıma biri girer, daha yakın arkadaş oluruz, yine bile geçmişimi unutmam. Göz ardı kesinlikle etmem. Dahası iftira atmam. Bir konuda konuşmak istiyorsam, bu kadar yakınlık göstermişsem, sosyal bir mecrada herkesin önünde, anlamadan dinlemeden, kötücül şekillerde insanın canını yakmaya yönelik hareketlerde hiç bulunmam. Bu sebepten ötürü hayatımın sonuna kadar affetmeyeceğim iki kişi, anlattığım arkadaşlardır.

Hayatımın bir noktasında, iyi bir insan olmadığımı kabul ediyorum. Bencil olduğumu, üstten baktığımı… Fakat elimde bir şeyler olmadan, dönen olayı anlamadan ben bir zamanlar arkadaşım dediğim insanlara bu şekilde asla yaklaşmadım. Bunu burada söylememin sebebini de tekrar belirtmek isterim ki, keşke hiç yaşanmasaydı dediğim ne varsa vücut bulmuş hali onlardır.  Üçüncü insana gelecek olursak, onunla zaten hiçbir şeyin olmayacağını biliyordum ve sürekli söylüyordum. Bir kırılma noktası illa gelecekti. Geldi de. Onu belki hiç affetmeyecek olmam, hayatımı güzelleştiren faktörlerden biri. İyi ki yaşamışım 🙂

  • İstediğin her türlü imkana sahip olsan, hangi dönemin giyim tarzını benimsemek isterdin?

80’lerin o renkli, parıl parıl tarzını yaşamak isterdim.

  •  Hayatının geri kalanında tek bir renk giyebilecek olsan bu hangisi olurdu?

Siyah… Kötü gün dostu olarak görülebilir 🙂

  • Dünyada ki bir şeyi değiştirebilecek gücün olsa bu ne olurdu?

Ülkelerin birbirleriyle didişmelerini önleyecek herhangi bir şey yapabilirdim.

  • Hiçbir şekilde cezalandırılmayacağını bilsen, yine de kurallara uyar mıydın? Kendi ahlaki çizgilerin neler olurdu?

Uyardım. Mesela bizim okulda yoklama alınmıyor çoğu derste. Hocalar isterseniz gelin, isterseniz gelmeyin ayağı çekiyor. Fakat ben o gün derse gitmezsem, derse konu olarak yetişemeyeceğimi bildiğimden ötürü saatinde giderim. Hayatı önemsememizin, kurallara uygun davranmamızla doğru orantıda olduğunu düşünüyorum.

Hakkımda (III)” için 3 yorum

  1. Bu blogu keşfetme imkanını bana sunduğunuz için çok teşekkürler. Sıkılmadan akıcı bir şekilde okuyabildiğim nadir tanıtım yazılarından oldu, başarılarınızın devamını dilerim, merakla yeni yazılarınızı bekleyeceğim 🤗

    Liked by 1 kişi

  2. Üzülerek görüyorum ki bu soru-cevaplı hakkında serisinin sonuna gelmişiz. Keşke daha da çok sorsaymışım diyesim geliyor hani… (Elbette arkadaşının seni tanımaya ve tanıtmaya doyamadığını düşüneceksin canım.) Tadı damağımda kaldı diyeceğim çok yazı yoktur ama bu tam öyle seriydi. Ben sana teşekkür ederim bu güzel ve içten cevapların için. Lise döneminden şu güne bakarken çok şaşırsam da her zaman çok zor lakin sevilesi bir kız oldun diyebilirim. Yine de iş yazmaya geldiğinde yapabileceğin en iyi şeyin kendi inançlarından başkasına bakmamak olduğunu bir kez daha gördüm sende. Konu yazmaya geldiğinde sen hem kendin, hemde çevren için ışık saçan bir deniz feneri gibi geliyorsun bana. Senin yapman yetmez gibi hep bizede ışık tutuyor, en saçma kurguları bile saatlerce dinleyip yüreklendiriyorsun. Bence sen Snape değil de Dumbledore falan olurdun ama. Bilge lakin biraz ilginç, gizemli uzun figür. Eksantrik mi desem? Yani siyah tercihine gıdım inanmasamda… Okurken hiç tanımasam yine aynı şekilde keyif alacağım içten ve doğal bir seriydi. Yeni yazılarını sabırsızlıkla bekliyor olacağım. (Her ne kadar gaddarca paylaşana kadar bana okutmasanda.)

    Son not: Daha fazla soru istersen bir mesajına bakar bilesin.
    Diğer son not: Bu yorumu kaçıncı gönderişim inş artık çalışır…

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s